ТАТ РУС ENG

Тукай ТӨРЕКчә

Abdullah Tukay Firtina

Birdenbire kaplar etrafı dumanlı bir hava; Karlar uçar, serpilir, kar üstüne kar yağar. Kar yüzümüze çarpar acımasız, göz açtırmaz. Her kar tanesi bir kurt olur, yankesici olur. Karı yemek istercesine, düşer yere donuk ay ışığı;...

Abdullah Tukay Yildizdan bile korkar

Kırlarda koşup oynardı bir tavşan, Korkarak, dört ayaklı ve kanatlı düşmandan. Epey dolaştıktan sonra geldi bir su başına: Titredi, yavrucuğun her azası korkudan. — Ne yapacağım, diye şaşırıp kalırken tavşan, Bütün kurbağalar suya atladılar yardan....

Abdullah Tukay Patates ve ilim

Ey patates, bize geldin sen uzak Amerika’dan, Ne mârifet, sen bize geldin buraya, Avrupa’dan. Ey patates, göründün evvelâ sen bize yabancı, Çağladı görünce seni, bütün köylüler, dedi, o yeni! Patatesi buraya dinsizler getirdi, dediler, Onun...

Abdullah Tukay Kөyde hastalanip yatmak

Hastayım, köye döndüm kış gününde, Tatildedir büyüklerim. İşleri kaldı yaz günlerinde. Hazırlanıp, ağabeylerimle ben de ediyorum tembellik; Bıktım hastalıktan, yazı bekliyorum, istiyorum sağlık. Yazdıklarım, kışın fırtınalı ve karanlık fikirleridir. Hem de, hoş kokulu ekmek, yağlı...

Abdullah Tukay İhtiyarlar

Neşe içerisinde oynardık bir zamanlar kumarı, Yenerdik, yenilirdik, mat mı, banko mu derdik. Bâzısı güler, bâzısı bağırır, hiç eksilmez gürültü; Bu esnâda unutulurdu, yeme içme telâşı. Paralar, insanda kumar uymama hevesi uyandırır, Hırslandırırdı, parlayarak yalan...

Abdullah Tukay Özlediğim günler

Bıktığında İblis hayatından, hatırlarmış cenneti; Ben de hatırlarım, canımdan bezince, çocukluk günlerimi. Ey gönlün, çağlayıp akan çeşmeden daha saf olan çağı! Ey ömrün, parlayıp yetişen yeşil yapraklı çağı! Yok derdin hiçbirşeyle, bütün işler allı, güllü,...

Abdullah Tukay Cennetteki yavru

Cennetteyim şimdi, seviyor beni güzel bir huri; Susmuyorum, ağlıyorum, sen değilsin, diyorum, annem! Ay gibi nurlu gılmanlar, bana cici diyorlar, Ağlıyorum, onlara bakmıyorum, siz değilsiniz, diyorum babam! (1912) Çevirmen: Dr. Fatma Őzkan (Чыганак/Источник: Abdullah Tukay’in...

Abdullah Tukay Küçümsemem

Sen kendince iyi işler yaparım dersin halkıma, Nedendir bilinmez, çamurlu bağları getirirler aklına: — Bu zaman şöyle zaman, diye, bu vakit böyle vakit, Sen kendini dünyada bizim gibi idare et, bizim gibi yap. Ben giremem...

Abdullah Tukay Gençler

Gençler kibirlenerek giyerler kıyafetlerini, Çünkü dünya bahçesinin görürler sâdece çiçeğini. Göremezler dünyanın kahrını, korkunçluğunu, Görseler bile, kalan "ug" hecesini, görürler ancak çiçeğini. Göremezler hayalın o büyük tokmağını, kamçısını,* "G" sesini kaldırınca, kamçıyı değil, görürler sâdece...

Abdullah Tukay Geceki dilek

Yazarken gördüm ki, lambamın içinde yağ azalıyor; Önümdeki kâğıttan taşıyor, fikirler gönlüme sığmıyor. Işık sönünceye kadar yazarım, diye, çiziktiririm çabuk çabuk, Kâğıt üzerinde kalır, sâdece eğri büğrü izler. Noktalar koyarım, uygun düşen yerlere, Kendi yazımı...