Тукай – тәрҗемәдә
Sabah. Dünya canlanır, Doğu tarafı allanır, Güneş doğar, ışıklari Düşer yeryüzüne. Aydınlanır şehir. Sokaklar, Kırlar, yakındaki ormanlar, Dağlar, bağlar, bahçeler Işık içinde yüzerler. Kalktı herkes, uyandı, Hareket var her tarafta, Sürü sürü uçmakta Gökyüzünde kuşlar...
Büyük mutluluklar, çok çalışmakla gelir, Ah, utanç, alçaklık, bayağılık, üşenmekten gelir. Bırakmak isterse birisi dünyada iyi bir şöhret, Alın teriyle kazansın ekmeğini, etsin muhakkak gayret. Yüce insanlar, daha çok yücelirler, çalışma sâyesinde, "Oynamakla" kimseye vermezler,...
(Puşkin’den) Esen rüzgâr, güçlüsün sen, pek yiğitsin, Öfkelendiğinde bütün dünyayı titretirsin. Hürce esersin yeryüzünde, Çalkalayıp, dalgalandırırsın denizi de. Sürü gibi kovarsın bulutları, İstediğin yöne çevirirsin. Hürsün, estikçe esersin, Tozu, karı önüne katıp, yolları kesersin. Hürsün,...
Yazmak istediklerimi yazamıyorum, Ne oldu bilmem kalemime? Yazayım diye olursam da, Vaktim geçer yine boşuna! (1911) Çevirmen: Dr. Fatma Őzkan (Чыганак/Источник: Abdullah Tukay’in şiirleri. — Çevirmen Dr. Fatma Őzkan. — Türk Kültürünü Araştirma Enstitüsü, 1994)....
Her kuşun kendince bir ötüşü, şiiri var. Zavallı karga ötmeyi bilmez; bağırır sâdece: Gak gak! (1911) Çevirmen: Dr. Fatma Őzkan (Чыганак/Источник: Abdullah Tukay’in şiirleri. — Çevirmen Dr. Fatma Őzkan. — Türk Kültürünü Araştirma Enstitüsü, 1994).
Geldi Akdeniz’in ardından uçarak kırlangıç, Kondu ve öttü, seçerek kendisine bir ağaç. "Çok geçmeden, kaşını çatsan, öfkelensen de şubat sen, Git diyerek bahar, kışın ruhuna okuyacak Yasin. Bahar geliyor, faydası yok, ne kadar dirense de...
Severim gece, dostlarla kurulan içki meclislerini, Hürriyet ve neşenin başkanlık ettiği meclisleri. Duyulur orada, "iç, iç" sözleri sabaha kadar, Kadehler, dolar, sarhoş olup sızıncaya kadar. Olmasa artık sıkışık, içenlerin sırası, Tıkış tıkış olsa boşalan şişelerin...
Çok sıcak, Hava ağır. Yanıyor dünya, dayanılacak gibi değil, Rüzgâr esmiyor bir parça, yaprak bile kıpırdamıyor. Her taraf kuru; kuruyor azar azar göller, Kurumağa yüz tuttu kırda çimenler, çiçekler, güller, Ağaçların gölgesine sığınıyor bütün çocuklar,...
Nasıl ki, yıldızlar parlarsa karanlık gecede; Öylece hatırlarım Tanrı’mı bahtımın karanlığında. (Rusçadan) Sonbahar gecesi. Uyuyamıyorum. Evin çatısında rüzgâr ağlıyor, Rüzgâr ağlamıyor, aç ölmek korkusuyla halk ağlıyor. — En sevdiğim işçi evlâdım bu yıl aç...
Hürriyetini esaretle değiştirme, Varlığının güçsüzlüğünü dünyaya gösterme. Evlenme, baş eğme hiç, dile bile getirme kadını, kızı; Yüksel, sevin, kıvan, şükret bekarım diye. Evlenmek, birbirinin cevri kahrı omuzlarına binmeden, Düşmekle birdir, hiçbirşeye dayanmaksızın. Benim İlâvem Nasıl...